Psikiyatrik Değerlendirme

Çocuk ve ergen ruh sağlığının değerlendirmesi en az üç aşamalıdır. Anne baba görüşmesi, çocukla yapılan görüşme ve öğretmen görüşmesi olarak ayrıntılandırılmalıdır.

ANNE ve BABA İLE GÖRÜŞME

Çocukların psikiyatrik değerlendirmesinde anne-baba görüşmesi çok önemli bir yer tutmaktadır. Anne-babanın birlikte görüşmeye gelmesi farklı görüşlerden yararlanılmasına olanak tanıyacağı için oldukça faydalıdır. Eğer anne-babadan birisi görüşmeye gelemeyecekse kendi görüşlerini belirten bir not göndermesi ya da psikiyatrist tarafından verilecek bazı testleri doldurması yararlı olur. Bazı çocuk ve ergen psikiyatristleri anne-babayla görüşme sırasında çocuğun bulunmasını tercih ederken, bazıları anne-babayla ve çocukla ayrı ayrı görüşmeyi seçerler. Anne-babayla görüşme sırasında çocuğu rahatsız edecek şeyler konuşulmuyorsa, çocuğun görüşme odasında bulunmasında sakınca yoktur.

Tamamıyla doğru olsun ya da olmasın çocuğun psikiyatrik durumu konusunda en aydınlatıcı bilgiler çoğunlukla anne-babadan alınmaktadır. Alınan bilgilerin çocukla yapılan teke tek görüşme ile örtüşmesi önemlidir.  Anne-babadan alınan bilgilerin yararlılığı görüşmeci tarafından yöneltilen soruların anlaşılır ve ayrıntılı olmasıyla arttırılabilir. Görüşmenin başlangıcında öncelikle anne-babayı bir psikiyatri kliniğine başvurmaya yönelten temel şikayetler öğrenilir. Daha sonra bu temel şikayetleri daha iyi anlamaya yönelik ayrıntılı sorulara geçilir. Çocuğun davranış sorunların ne zamandan beri var olduğu, hangi ortamlarda azalıp arttığı, ne sıklıkta oluştuğu anlaşılmaya çalışılır.

ÇOCUKLA GÖRÜŞME

Psikiyatristin çocukla yapacağı görüşme çocuğun yaşına, kapasitesine ve işbirliğine girip girmemesine bağlı olarak farklılık gösterir. Anne-babayla görüşme yapılırken çocuk görüşme odasındaysa, psikiyatrist onun genel görünümünü, gelişim özelliklerini ve davranışlarını gözlemleyerek, ilk izlenimlerini edinmeye başlamış demektir. Daha sonra psikiyatrist çocukla ilgili izlenimlerini derinleştirmek için ona çeşitli sorular sorar. Bu sorular çoğunlukla; 'neden psikiyatriste geldikleri, bu konudaki düşünceleri ve duyguları, hobilerinin neler olduğu, sevdiği televizyon programları, nerede okuduğu, kaçınca sınıfa gittiği, derslerindeki başarı düzeyi, hangi dersleri sevdiği, hangi derslerde sorunlar yaşadığı, okulda veya evde davranışlarından dolayı sorunlarla karşılaşıp karşılaşmadığı, arkadaşlarıyla ilişkileri, kendisinde düzelmesini istediği herhangi bir özelliğin veya davranışın olup olmadığı' biçimindedir. Çocukla yapılan ilk görüşme sırasında çocuğun sorulan sorulara doğru yanıt vermemesi veya doğal davranışlarını sergilememesinin çok önemi yoktur. Çünkü pek çok çocuk ailesi tarafından bir psikiyatriste getirildiğinin farkındadır ve her zamanki davranışlarından farklı davranabilir. Karşılıklı konuşma düzeyinde yapılan değerlendirmeye ek olarak dolaylı sorgulama diye geçen bazı teknik değerlendirme biçimleri uygulanabilir. Resim yaptırmak, kuklalar kullanarak çocukla görüşme yapmak, oyunun değerlendirmede aracı olarak kullanılması, ve çocuktan bazı ölçekleri doldurması istenebilir. Bu şekilde yapılan bir değerlendirmede direnç gösteren, duygu ve düşüncelerini saklama eğiliminde olan çocuk hakkında bilgi edinebilmek daha olasıdır. Ülkemizde çocuklar küçük yaştan beri hastane, iğne ve doktordan korkutularak büyütüldükleri için muayene odasında diğer ülkelerdeki çocuklara göre çok daha kontrollü bir biçimde hareket ederler. Ayrıca çocuklar aşırı hareketlilikleri ve davranış sorunları nedeniyle doktora getirildiklerini biliyorlarsa, bunu bir cezalandırma yöntemi olarak algılayıp daha da fazla çekingenlik gösterebilirler. Projektif testler ve diğer bilgi alma kaynakları daha doğru ve güvenilir bilgilere sahip olunmasına olanak tanır. Örneğin korkularından hiç bahsetmeyen bir çocuk bu testler sonucunda farkında olmadan korkusunu aktarabilir.

ÖĞRETMENDEN AYRINTILI BİLGİ ALINMASI

Çocukla anne-babadan bile daha uzun süre birlikte olan öğretmenlerden bilgi alınması son derece önemlidir.

Bazı durumlarda öğretmene soru formları ve ölçeklerin gönderilmesi yeterli olabilir. Ancak eğer olanak varsa psikiyatrist, psikolog veya sosyal hizmet uzmanının öğretmenle yüz yüze görüşmesi ve ayrıntılı bilgi alması son derece yararlıdır. Bazen bu bilgi alma işlemi psikiyatrist tarafından öğretmene yazılan, çocuğun klinik durumunu özetleyen ve öğretmenden hangi konularda bilgi istendiğini belirten bir mektup aracılığıyla gerçekleştirilir. Öğretmenin gönderdiği cevap mektubunda verdiği bilgiler derinleştirilmek istenirse sosyal hizmet uzmanının devreye girmesi veya psikiyatristle öğretmenin yüz yüze görüşme yapması sağlanabilir.